Notların sorunu
Bir eğitimde ya da kitap okurken tutulan notların büyük kısmı bir daha açılmaz. Açılanlar da genellikle baştan sona okunur ve bu, tekrar okumanın bilinen zaafını taşır: metin tanıdık geldikçe bilindiği sanılır.
Sorunun kaynağı notun içeriğinde değil biçimindedir. Düz bir metin olarak yazılmış not, üzerinden geçmekten başka bir kullanıma izin vermez. Aynı bilgiyi soru biçiminde tutmak ise notu bir hatırlama aracına dönüştürür.
Cornell not sistemi, sayfayı üç bölüme ayırarak notu baştan tekrar edilebilir biçimde yapılandıran bir yöntemdir. 1950'lerde Cornell Üniversitesi'nde Walter Pauk tarafından tanımlandı ve o günden beri yapısı değişmedi.
Sayfanın üç bölümü
| Bölüm | Konumu | Ne yazılır | Ne zaman |
|---|---|---|---|
| Not alanı | Sağ, sayfanın yaklaşık dörtte üçü | Dinlerken veya okurken tutulan ham notlar | Sırasında |
| İpucu sütunu | Sol, dar şerit | Notları karşılayan sorular ve anahtar kavramlar | Hemen sonra |
| Özet satırı | Alt, birkaç satır | Sayfanın tamamının kendi cümlelerinle özeti | Aynı gün |
Sistemin asıl işi, ikinci ve üçüncü bölümlerin not alma anında değil sonrasında doldurulmasında. Bu ayrım iki şey sağlıyor: not alırken dikkat tamamen anlatılana kalıyor ve sonrasındaki doldurma işi kendiliğinden bir ilk tekrar oluyor.
Zamanlama da rastgele değil. Unutma eğrisinin en dik bölümü ilk saatlerde olduğu için, ipucu sütununun aynı gün doldurulması kaybın büyük kısmını önlüyor.
İpucu sütunu
Sistemin çekirdeği bu dar şerit. Not alanındaki her bölümü karşılayacak biçimde, cevabı o bölümde olan sorular yazılır.
Tekrar sırasında sağ taraf bir kâğıtla kapatılır ve yalnızca sorulara bakılarak cevap hatırlanmaya çalışılır. Bu, ayrı bir kart sistemi kurmadan aktif hatırlamayı mümkün kılıyor.
Özet satırı
Sayfanın altındaki birkaç satır, sayfanın tamamının kendi cümlelerinle ifade edilmiş hâlidir. Kopyalama değil sıkıştırma gerektirdiği için Feynman tekniğiyle aynı sınav işlevini görür: sayfayı iki cümleye indiremiyorsan o sayfayı anlamamışsındır.
İkinci faydası pratik. Otuz sayfalık bir not setinde hangi sayfada ne olduğunu bulmak, yalnızca özet satırlarını okuyarak mümkün oluyor; sayfaların tamamını taramak gerekmiyor.
Uygulanmış örnek
Bir sayfanın üç bölümü
| İpucu sütunu | Not alanı |
|---|---|
| Genel neden ile özel neden farkı nedir? | Genel neden: sürecin kendi yapısından gelen, her zaman var olan dalgalanma. Özel neden: dışarıdan giren, belirli bir olaya bağlanabilen sapma. |
| Genel nedene müdahale edilirse ne olur? | Değişkenlik azalmaz, artar. Sürece dışarıdan yeni bir değişkenlik kaynağı eklenmiş olur. |
| Limitler neden 3 sigma? | Normal dağılımda μ ± 3σ aralığı gözlemlerin %99,73'ünü kapsar. Dışarı çıkan nokta binde üçlük bir olasılığa denk gelir; tesadüf açıklaması zayıflar. |
| Kontrol limiti ile spesifikasyon limiti farkı? | Kontrol limiti süreçten hesaplanır, ne yapabildiğini söyler. Spesifikasyon müşteriden gelir, ne yapması gerektiğini söyler. Aynı grafiğe konmaz. |
Özet satırı: Kontrol grafiği, süreçteki dalgalanmanın normal mi yoksa dışarıdan gelen bir etki mi olduğunu ayırır. Limitler sürecin kendi geçmişinden hesaplanır ve müşteri şartıyla karıştırılmamalıdır; yanlış müdahale değişkenliği azaltmak yerine artırır.
Oranların pratik anlamı şu: ipucu sütununu doldurmak ilk seferde birkaç dakika daha fazla zaman alıyor, buna karşılık her tekrarı on dakikadan iki dakikaya indiriyor. Beş tekrar yapıldığında yatırım fazlasıyla geri dönüyor.
Dijital ortamda
Sistem kâğıt için tasarlandı ama yapısı dijital ortama doğrudan taşınabiliyor. Üç yöntem işe yarıyor.
İki sütunlu tablo. Sol sütun ipucu, sağ sütun not. Tekrar sırasında sağ sütun gizlenerek aynı etki elde ediliyor.
Soru-cevap başlıkları. Her not bölümünün başlığı bir soru olarak yazılıyor; içerik katlanabilir bölüm halinde tutuluyorsa kapatıp hatırlama denemesi yapmak mümkün oluyor.
Aralıklı tekrar uygulamaları. İpucu sütunundaki sorular doğrudan karta dönüştürülebiliyor; Cornell sayfası bu durumda kart üretiminin kaynağı oluyor.
Hangisi seçilirse seçilsin belirleyici olan şey aynı: cevabın gizlenebilir olması. Gizlenemeyen bir not, biçimi ne olursa olsun tekrar okumaya mahkûm.
Sık karşılaşılan hatalar
İpucu sütununu not alırken doldurmak. Sorular ancak konu bittikten sonra, bütünü görerek yazılabilir. Eş zamanlı doldurma hem dikkati bölüyor hem de yüzeysel sorular üretiyor.
Soruları tanım düzeyinde yazmak. "X nedir" biçimindeki sorular ezberi test eder. Kavramlar arası ilişkiyi soran sorular hem daha faydalı hem de yazarken daha çok şey öğretiyor.
Özet satırını atlamak. Sıkıştırma adımı, sayfanın anlaşılıp anlaşılmadığını ortaya çıkaran tek bölüm. Atlandığında not seti aranabilir olmaktan da çıkıyor.
Not alanını sözcüğü sözcüğüne yazmaya çalışmak. Anlatılanı olduğu gibi aktarmak dikkati dinlemekten yazmaya kaydırıyor. Not alanı kendi cümlelerinle tutulur.
Tekrar sırasında sağ tarafı kapatmamak. Sistem ancak cevap gizlendiğinde aktif hatırlama üretir; açık bırakıldığında yalnızca düzenli bir okuma materyali olur.