Özkan Yılmaz

Konular / ISO ve yönetim sistemleri / ISO 10002

ISO 10002

Şikâyet, kuruluşun süreç hatalarını en doğrudan öğrendiği kanal. Bu kanalın verimi, kaç şikâyet geldiğiyle değil gelen şikâyetin süreç iyileştirmesine dönüşüp dönüşmediğiyle ölçülüyor.

Standart nedir

ISO 10002, kuruluşlarda şikâyet ele alma süreci için kılavuzluk sağlar. ISO 31000 gibi bir kılavuzdur ve tek başına belgelendirilmez; ancak ISO 9001 kapsamında müşteri memnuniyeti ve uygunsuzluk maddelerinin uygulanmasında doğrudan kullanılır.

Standardın çıkış noktası, şikâyetin bir sorun değil bir bilgi kaynağı olduğu kabulü. Bir müşterinin şikâyet etmesi, kuruluşa iki şey birden veriyor: düzeltme şansı ve o hatanın tekrarlanmasını engelleme fırsatı. Şikâyet etmeyen memnuniyetsiz müşteri ise hiçbirini vermiyor, yalnızca sessizce gitmiş oluyor.

Bu yüzden şikâyet sayısının düşük olması tek başına iyi haber değil. Sayının düşüklüğü ya gerçekten az sorun olduğunu ya da şikâyet kanallarının erişilebilir olmadığını gösteriyor; ikisini ayırmak için kanal dağılımına bakmak gerekiyor.

Dokuz ilke

#İlkePratikte ne demek
1GörünürlükMüşteri nereye ve nasıl şikâyet edeceğini biliyor
2ErişilebilirlikKanal engelsiz; ücret, kayıt zorunluluğu veya dil engeli yok
3Cevap verebilirlikŞikâyet alındığı anda teyit edilir, süreç boyunca bilgi verilir
4NesnellikHer şikâyet aynı ölçütlerle değerlendirilir
5ÜcretsizlikŞikâyet etmek müşteriye maliyet doğurmaz
6GizlilikKişisel veri yalnızca süreç için kullanılır
7Müşteri odaklılıkŞikâyet bir saldırı değil geri bildirim sayılır
8Hesap verebilirlikKararın sorumlusu ve gerekçesi belli
9Sürekli iyileştirmeŞikâyet verisi süreç iyileştirmesine girdi olur

Birinci ve ikinci ilke birlikte okunmalı, çünkü ikisi şikâyet sayısını doğrudan etkiliyor. Kanalın görünür ve erişilebilir olmadığı bir kuruluşta şikâyet sayısı düşük çıkıyor ve bu, performans göstergesi olarak yanlış yorumlanıyor.

Dokuzuncu ilke ise standardın asıl amacı. Şikâyetin tek tek çözülmesi müşteriyi memnun ediyor ama süreci değiştirmiyor; aynı şikâyet bir sonraki ay yine geliyor.

Şikâyet süreci

#AdımÇıktısı
1Alma ve kayıtTekil numara, tarih, kanal, konu sınıflandırması
2TeyitMüşteriye alındı bilgisi ve beklenen süre
3İlk değerlendirmeAciliyet, etki ve karmaşıklık; ilk temasta çözülebilir mi
4AraştırmaOlgular, kayıtlar, ilgili birim görüşü
5Karar ve müşteriye bildirimSonuç ve gerekçe
6KapanışMüşteri teyidi veya itiraz yolu
7Analiz ve iyileştirmeToplu veri üzerinden süreç değişikliği

Üçüncü adımın ayrı bir basamak olması önemli. Şikâyetlerin bir kısmı ilk temasta çözülebilir ve bu ayrım baştan yapıldığında araştırma yükü yalnızca gerçekten gerektiren kayıtlara kalıyor.

Yedinci adım ise kurumsal öğrenmenin gerçekleştiği yer; tek tek şikâyetler kapatılırken bu adım atlandığında sistem aynı şikâyetleri üretmeye devam ediyor.

Çözümlü örnek

Yıllık şikâyet verisinin analizi

Bir yılda 11.250 şikâyet kaydedildi. İlk olarak kanal dağılımına bakılıyor.

KanalAdetPayKümülatif
Çağrı merkezi4.820%42,8%42,8
Mobil uygulama3.140%27,9%70,8
Web formu1.260%11,2%82,0
Şube980%8,7%90,7
Sosyal medya640%5,7%96,4
E-posta410%3,6%100,0

Kanal dağılımı bir performans göstergesi değil, erişilebilirlik göstergesi. İlk iki kanalın %70,8 pay taşıması, müşterilerin ağırlıklı olarak doğrudan ve hızlı kanalları kullandığını gösteriyor; sosyal medyanın payının düşük kalması ise resmî kanalların yeterince erişilebilir olduğuna dair bir işaret.

Konu bazlı analiz

KonuAdetPayİlk temasta çözümOrtalama çözüm süresi
Teslim gecikmesi4.180%37,2%622,4 gün
Hasar2.260%20,1%315,8 gün
Yanlış adres ve iade1.840%16,4%483,1 gün
Ücretlendirme1.490%13,2%741,6 gün
Personel tutumu880%7,8%552,2 gün
Diğer600%5,3%661,9 gün
Ağırlıklı ilk temasta çözüm oranı = %54,7
Ağırlıklı ortalama çözüm süresi = 3,05 gün

İyileştirme önceliği

Adet payına göre bakıldığında öncelik teslim gecikmesinde görünüyor. Ancak bir şikâyetin ürettiği yük yalnızca adedine değil, çözülemeyen oranına ve çözüm süresine de bağlı. Üçünün çarpımı gerçek yükü veriyor.

KonuAdet × çözülemeyen oran × günPay
Hasar9.045%51,1
Teslim gecikmesi3.812%21,5
Yanlış adres ve iade2.966%16,8
Personel tutumu871%4,9
Ücretlendirme620%3,5
Diğer388%2,2
Hasar: adet payı %20,1  ·  yük payı %51,1  ⇒  2,5 kat

Sıralama tamamen değişiyor. Hasar, adet bakımından ikinci sırada ama ürettiği yük bakımından açık birinci; sebebi ilk temasta çözüm oranının %31 ile en düşük ve çözüm süresinin 5,8 gün ile en uzun olması. Her hasar şikâyeti araştırma, birim görüşü ve tazminat kararı gerektiriyor.

Bu, Pareto analizinde değinilen "adet mi maliyet mi" sorusunun şikâyet yönetimindeki karşılığı. Aynı ayrım ISO 28000 sayfasındaki olay dağılımında da çıkıyordu: olay sayısına göre bir öncelik, tutara göre başka bir öncelik.

DÖF ile bağlantı

Şikâyet yönetiminin süreç iyileştirmesine dönüşmesi, kayıtların uygunsuzluk ve düzeltici faaliyet akışına girmesiyle oluyor. Bu bağ kurulmadığında şikâyet süreci bir müşteri ilişkileri faaliyeti olarak kalıyor.

Şikâyetin hangi durumda DÖF açılmasını gerektirdiği.
DurumAksiyon
Tek seferlik, kök nedeni belirsizDüzeltme yapılır, kayıt tutulur, DÖF açılmaz
Aynı konu belirli bir eşiği aşan sıklıkta tekrar ediyorDÖF açılır, kök neden aranır
Etkisi yüksek, tek olay bile olsaDÖF açılır
Belirli bir lokasyon veya süreçte kümeleniyorDÖF açılır, kapsam o lokasyonla sınırlanır

Eşiğin ne olduğunun önceden yazılı olması gerekiyor. "Sık tekrar ediyorsa" ifadesi karar anında yoruma açık kalıyor; aylık belirli bir adet veya gönderi başına belirli bir oran tanımlandığında karar tartışmasız hale geliyor.

Şikâyetin kalite maliyetleri sınıflandırmasındaki yeri dış başarısızlık. Bu, en pahalı kategori; aynı hatanın iç kontrolle yakalanması durumunda maliyeti belirgin biçimde düşük olacaktı. Şikâyet analizinin süreç iyileştirmesine bağlanması, bu maliyet geçişini tersine çevirmenin yolu.

Sık karşılaşılan hatalar

Düşük şikâyet sayısını başarı saymak. Sayının düşüklüğü kanalın erişilebilir olmamasından da kaynaklanabiliyor. Kanal dağılımına bakılmadan yorum yapılamıyor.

Önceliği yalnızca adede göre belirlemek. Örnekte hasar adet bakımından ikinciydi ama ürettiği yük bakımından toplamın yarısından fazlasını oluşturuyordu.

Şikâyeti tek tek kapatıp toplu analiz yapmamak. Yedinci adım atlandığında aynı şikâyetler gelmeye devam ediyor ve süreç hiç değişmiyor.

DÖF eşiğini yazılı olarak tanımlamamak. Hangi şikâyetin düzeltici faaliyet gerektirdiği karar anında yoruma bırakıldığında uygulama kişiye göre değişiyor.

İlk değerlendirme adımını atlamak. İlk temasta çözülebilecek kayıtlar araştırma akışına girdiğinde hem müşteri bekliyor hem de araştırma kapasitesi boşa harcanıyor.

Şikâyet edeni sorun kaynağı görmek. Yedinci ilkenin ihlali; bu tutum kanalın fiilen kapanmasına ve sorunların sessizce devam etmesine yol açıyor.